Suyabatmaz Demirel Mimarlık

Arif Suyabatmaz, Hakan Demirel

Ekip E. Yılmaz, O. Ülgen, E. Yazkurt, M. Gören, M. Eraydın, H. Demirel

Müşteri Anamur Belediyesi

Yer Mersin/Türkiye

Ebat 1.600 m2

Atatepe Anamur kentinin en yüksek tepesinde, şehir dokusuna hakim, doğa örtüsüyle zengin, şehrin en önemli yerlerinden biridir. Atatepe bugünkü kullanımının aksine, bir çok sosyo-kültürel anlam da taşımaktadır. İlk kent dokusunun oluştuğu ve yakın zamana kadar ramazan topunun atıldığı alan olması sebebiyle, sadece şehrin manzarasına hakim bir tepe olmakla kalmaz, hem kentleşme anlamında, hem de kentlinin hafızasında yer etmesi anlamında bir çok önem taşımaktadır.

Atatepe, “Top Baleni”‘nin taşıdığı anlamlar, tasarım sürecine büyük ölçüde yön vermiştir. Tepede olmak bakmak demektir. Şehre bakılan yer olmanın dışında şehirlinin baktığı sosyal ve kültürel bir hatıradır, odak noktasıdır.

Tepenin en yüksek kotu olan +152,50 kotuna müdahale etmekten özellikle kaçınılmıştır. Kentin belleğinde yer etmis günümüzde kullanılan bu hali sonsuza dek baki kalmalıdır. Böylelikle tepede konumlanan yapı tepeye müdahale etmez, onu korurken  onunla hemhal olur, bu durum oluşturulan yapının kot kot kente doğru akmasını ve kentin bir parçası olmasını sağlar.

Lokanta, kafe, çok amaçlı salonlar gibi dış mekanla ilişki kurması istenen mekanlar yapı gibi davranarak topraktan sıyrılır, kazılan toprağı kullanarak ve toprağın sıkıştırılması ile oluşturulan zemin topoğrafyayla uyumlu bir hale gelir. Elips şeklinde tepenin içine ilişerek bu mekanlar arası sirkülasyonu sağlar ve çepeçevre bir seyir terasıyla manzaraya sahip olur. Elips şekli topoğrafya içinde mevcut eğim çizgilerinde gizlidir.Bunu yaparken korunması gereken ağaçları bulunduğu kotta toprağıyla korur, müdahale etmez aksine onların yapıyı biçimlendirmesine imkan tanır. Yarı açık olması istenen kısımlar ise toprağın doğal eğimine uygun biçimde çeşitli kotlarda mekanlaşır, tek bir kotla bağlanmak yerine ara kotlar oluşturulur, böylelikle her bir kullanıcıya kendilerine özel alanlar sunar, kenti görmelerinde oluşacak yığılmayı önler, manzaranın önünü açar. Bu ara kotlardan biri seyir anfisine dönüşerek açık hava sineması işlevini görür. Ziyaretçiler setlenmiş bu yarı açık mekanlardan geçerek, arazinin korunan +151.50 kotundaki açık alanlarına ulaşırlar.Bu kot, korunan tepenin en yüksek kotu, oluşturulan kapalı mekanlar ve setlenmiş yarı açık mekanları birbirine bağlar. Bu kottaki yürüyüş yolları toprağa gömülü mekanların çatılarını kullanarak seyir terasları ve etkinliklerin yapılacağı açık olanlar olarak kullanılır. Bu kot zaman zaman yapının çatısı iken bazen de topografyadır, bu durum yapı ve topografyanın iç içe geçmesi ile sağlanmıştır. Tepenin korunan 152,50 kotunda ise alanın tarihi önemini anlatan ramazan topu sergilenir.  Manzara ve yaklaşım olarak iki ayrı karakter benimseyen yapı, tepe ile kurduğu ilişkiyi bu anlamda korumuş olur.

Son olarak bir arkad ile örtülen yer nihai haline kavuşur. Buradaki yalın, abartısız dil kentin belleğinde oluşacak bir iz bırakır. Yapının kentten nasıl algılanacağı temel meselelerden biridir. Tasarımda kullanılan arkad, çok sayıda tekrarlanan elemanların bir araya gelmeleri ile hem geçirgen hem de kontur belirleyici bir hal alarak, etrafından rahatsızlık vermeyen bir şekilde ayrışarak bir tül gibi içini dışarıya, dışarıyı içine açan geçirgen bir hal alır. Arkad konvansiyonel kullanımından farklılaşır, kapalı alanlı yapıları aşarak tüm alandaki yarı açık, açık ve kapalı mekanları bir arada tutar. Kesintiye uğramadan kapanan elips formu sayesinde kendini rahatlıkla taşıyabilen, sürekli bir yarı açık alan tanımlayan hafif bir strüktürdür. Çeşitli hava koşullarında kolaylıkla tepeyi ziyaret etmeyi, çeşitli etkinlik ve anma günlerinde hava koşullarından gereken ölçüde korunmayı sağlar.

Arkad ile manzara çerçevelenir dolayısıyla bakılan her bir çerçeve kentin farklı bir noktasını ziyaretçiye sunar. Kolonlar arasındaki nişler masalar ile değerlendirilerek kente dalıp hayaller kurabileceğiniz, kitap okuyup yemek yiyebileceğiniz noktalar oluşturulmuştur. Burası aynı zamanda kentlinin boş vakitlerini geçirebilecekleri kamusal bir alandır. Plan şemasında ortaya yerleşen teknik hacimler ve sirkülasyon alanları ise, meyvenin çekirdeğini andırır vaziyette, lokanta, kafe ve çok amaçlı salonlara ulaşarak onları besler. Merkez, çevresindeki rekreasyon alanları ile zenginleşir, doğal topografik yapı ve bitki örtüsüne, topografyaya uygun dilde ufak müdahaleler ile yürüyüş ve gezinti yolları, dinlenme ve oturma alanları oluşturulur.

Tasarımda yerin özgün nitelikleriyle iletişim kurabilen malzeme seçimine önem verilmiştir. Olabildiğince doğal bırakan, gereken yerde kazılan toprağı tekrar kullanan, geleneksel yollarla üretilen doğal taş ve ahşap kullanımı ile doğal olanı bozmaktan kaçınan bir tavır benimsenmiştir.

cam06_gece
cam04_dis
cam05_dis
Untitled-1-copy_
pafta01_
pafta03_
kuzeyden
pafta02
pafta02_
pafta03bati
kesitAA_ (2)
kesitBB_ (2)
IMG_0989
IMG_1024
IMG_1059
IMG_1092
pafta0_6
pafta06__
sergi
Adatepe_Kadraj_01
Adatepe_Kadraj_03
Adatepe_Kadraj_04
Adatepe_Kadraj_02
cam06_gece
cam04_dis
cam05_dis
Untitled-1-copy_
pafta01_
pafta03_
kuzeyden
pafta02
pafta02_
pafta03bati
kesitAA_ (2)
kesitBB_ (2)
IMG_0989
IMG_1024
IMG_1059
IMG_1092
pafta0_6
pafta06__
sergi
Adatepe_Kadraj_01
Adatepe_Kadraj_03
Adatepe_Kadraj_04
Adatepe_Kadraj_02